"Her kesimden Şişlili, konseyimizde temsil ediliyor"

Yerel yönetimlerde katılımcı demokrasiyi geliştirmek amacıyla, Birleşmiş Milletler tarafından tüm dünyaya önerilen kent konseyleri, ülkemizde de faaliyette... Şişli Kent Konseyi ise bu konseyler arasında öne çıkanlardan biri. Şişli Kent Konseyi Başkanı Şükran Eroğlu, yarı resmi bir kurum olan ve ilçedeki tüm kesimlerden temsilcilerin yer aldığı konseyin kararlarının Şişli Belediyesi tarafından kabul gördüğünü belirtiyor.

Belediyeler halkın seçtiği bir başkan ve meclis üyeleriyle yönetilen kurumlar. Seçimle geldikleri için o ilin ve ilçenin temsilcilerinden oluşuyor. Ancak çağdaş yerel yönetim anlayışı ve katılımcı demokrasi açısından, belediyeye halkın taleplerini doğrudan iletecek yeni organizasyonlara ve kanallara ihtiyaç duyuluyor. İşte kent konseyleri de katılımcı yerel yönetim anlayışını hayata geçirmenin bir aracı. Yerelin demografik, sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik tüm renklerini içinde barındırabilecek, her kesimden insanın taleplerini duyurabileceği, yönetime katılabileceği yarı resmi bir yapı kent konseyleri. Ne yazık ki, ülkemizde henüz işlevi tam anlaşılmamış ve belediyeler tarafından fazlaca önemsenmeyen ya da yönlendirilen kurumlar olmanın ötesine geçebilen birkaç tane konseyen söz edilebilir. Bu açıdan Şişli biraz daha şanslı bir ilçe. Olabildiğince Birleşmiş Milletler tarafından önerilen bir yapıya sahip bir kent konseyine sahip Şişli. Şişli Belediyesi de bu konuya olabildiğince önem veriyor. Şahane mi, belki değil, ama en azından bir model olmaya aday bir yapıya sahip Şişli Kent Konseyi’nin başkanı Şükran Eroğlu ile kent konseylerini, çalışma biçimlerini, neler yaptıklarını ve neler yapabileceklerini konuştuk.

Şişli Kent Konseyi, Türkiye çapında faaliyette olan sayılı kent konseylerinden biri... Ne zamandan beri aktif olarak çalışmalar yürütüyor?
Şişli Kent Konseyi başkan ve yürütme kurulu olarak 30 Haziran 2019 tarihinde yapılan Genel Kurulda seçildik. O tarihten bu yana da faaliyetlerimize devam ediyoruz.

Şişli sosyo-ekonomik, kültürel,  demografik açıdan çok çeşitli bir nüfus yapısını barındıyor. Konseyde, Şişli’de yaşayan tüm kesimler temsil ediliyor mu?
Konsey yürütme kurulu her kesimin temsiliyetini sağlayacak şekilde  oluşturuldu. Yürütme kurulumuzda spor kulüplerini temsilen de bir üye var, Roman yurttaşlarımızı temsilen de bir üye. Keza eğitim alanında faaliyet gösteren Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden (ÇYDD) de üyemiz var, kadın kooperatifi girişiminden de, yani konsey de Şişli gibi çok çeşitlilik arz eden bir yapıya sahip.

Sanırım kent konseyini yarı-resmi bir sivil toplum kuruluşu olarak tarif etmek mümkün. Nasıl bir işleyişi var?
Kent konseylerinin kuruluş yönetmeliğinde konsey genel kurulunda kimlerin üye olduğu ve oy kullanacağı belirlenmiş. Bunlar arasında kaymakam (mülki amir), belediye başkanı, sayısı 10’u geçmeyecek şekilde kaymakam tarafından belirlenecek kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, ilçede teşkilatını kurmuş siyasi parti temsilcileri, muhtarlar, ilçe sınırlarında içindeki üniversitelerin temsilcileri, sendikaların ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri yer alıyor. Dolayısıyla konsey kendi iç işleyişinde bağımsız, ancak kuruluş olarak yarı kamusal bir nitelik taşıyor. Konsey kararlarında tamamen bağımsız davranır, ancak bu kararlar belediye meclisine gönderilir ve meclis tarafından onaylanarak kamuoyuna duyurulur. Bugüne kadar belediye meclisi tarafından onaylanmayan bir kararımız olmadı. Yani belediye başkanı  ve belediye meclisi de konseyin bağımsız olması ilkesine özen gösteriyorlar. 

Girişimcilikten kent hakkına kadar pek çok konuda faaliyet gösteren meclisler ve çalışma grupları var bildiğim kadarıyla... Bunlar hakkında bilgi verebilir misiniz?
Konseyimiz bünyesinde 11 meclis , altı komisyon kuruldu. Meclislerimiz; Kadın Meclisi
Gençlik Meclisi, Çocuk Meclisi, Engelliler Meclisi, LGBTİ+ Meclisi, Mülteciler Meclisi, Kültür ve Sanat Meclisi, Kent Hakkı Meclisi, Ekoloji Meclisi, Girişimciler Meclisi, Sağlıklı Yaşam ve Spor Meclisi... Komisyonlarımız ise HIV Farkındalık Komisyonu, Bilim Komisyonu, Eğitim ve Öğretim Komisyonu, Meslek Odaları Komisyonu, Sivil Toplum Bileşenleri Komisyonu, Basın/Yayın/Sosyal Medya Komisyonu. 
Birçok konseyde LGBTİ+ meclisi kurulmadı, girişimciler meclisi de sadece Şişli Kent Konseyi’nde kuruldu.

Toplantılara ve çalışma gruplarının faaliyetlerine Şişlililer’in ilgisi yeterli mi sizce?
Araya pandemi sürecinin de girmesi nedeniyle yeterince ilgi göremedik. Ancak Şişlide gerçekten donanımlı, aktif, çalışmaya hazır bir kitle var, bundan sonraki süreçte konseye ilginin daha çok olmasını ve çalışmalarımıza daha fazla katılım sağlanmasını bekliyoruz.

Kent konseylerini bir sivil inisiyatif olarak tanımlamak mümkün müdür? Sivil inisiyatiflerdeki yaklaşımların benzerleri, kent konseylerinde kapsayıcı ve genişletici bir etki doğurur mu? Yoksa bu yapılanmaya özgü bir yaklaşım mı daha etkin olur?
Aslında konseylere sivil bir inisiyatiften çok sivil inisiyatifler arasında iletişim, paylaşım ve organizasyon sağlama, ortak iş yapma ve faaliyet gösterdiği ilçede yaşanabilir bir ortam sağlama mercii olarak bakmak daha doğru olur kanaatindeyim. Yönergemizde (ve yönetmelikte) konseylerin görevleri tanımlanmış ve ‘demokratik katılımın yaygınlaştırılması, hemşehrilik hukuku ve ortak yaşam bilincinin  geliştirilmesi, çok ortaklı ve çok aktörlü yönetişim anlayışının benimsenmesi, katılımcılık, demokrasi ve uzlaşı kültürünün geliştirilmesi, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması, ilçenin kültürel, doğal ve benzeri değerlerine sahip çıkılması, sivil toplumun gelişmesi ve kurumsallaşmasına katkıda bulunma, vb.’ gibi hususlar sayılmış. Yönetmeliğe ve yönergeye baktığımızda konseylerin yerelde sivilleşme, sivil oluşumların yönetime katılmasını sağlama, ortaklaşma ve paylaşma anlamında görevlerinin çok önemli olduğunu anlıyoruz. Dolayısıyla yerelde yaşayan herkesin ve tüm sivil oluşumların konseye destek vermesi, çalışmalarında yer alması, ortak çalışmalar planlaması ve bunları hayata geçirmesi önem arz ediyor. Nitekim pandemi süreci dayanışmanın, ortak çalışmanın ve paylaşımın ne kadar önemli ve gerekli olduğunu hepimize gösterdi. Bu süreci atlatmış değiliz. Önümüzdeki beş-altı aylık zaman diliminde de çok zor günler yaşayacağımız belli. Bu nedenle, hep birlikte bugünlerin üstesinden gelebilmenin plan ve programını yapmamız lazım. Aksi halde ekonomik ve psikolojik olarak direnmek giderek zorlaşacak.

Şişli Belediyesi ile Şişli Kent Konseyi arasında esnek ama aynı zamanda organik bir ilişki var sanırım. Bu nasıl bir ilişkidir?
Belediyeler konseylerin faaliyetlerini finanse ediyorlar. Stratejik planlarına konsey için de bir bütçe koyuyorlar ve bu bütçe belediye meclisinde kabul ediliyor. Konsey bir faaliyet yaptığında bize özgülenen bütçeden ödemeler yapılıyor. Bizim parasal bir ilişkimiz yok, sadece faturaları gönderiyoruz ve belediye doğrudan ödeme yapılması gereken kişi ya da kurumlara ödeme yapıyor. Bugüne kadar büyük bütçeli bir faaliyetimiz olmadı, son derece ekonomik rakamlarla faaliyetler yaptık. Parasal ilişkinin dışındaki diğer bağlantımız da kararlarımız belediye meclisine gönderiliyor ve orada onaylanarak kamuoyuna duyuruluyor.

Bazı çalışma gruplarına katılan Şişlililer’den şöyle bir izlenim aldık. Genelde çeşitli sivil inisiyatiflerden gelen katılımcıların söylemlerini soyut ve biraz da üstenci buluyorlar. Sizce de böyle bir sorun var mı? Bu, kent konseyinin çalışmalarının Şişli’de yaygınlaşması açısından bir handikap oluşturur mu? 
Bize bu yönde bir şikâyet gelmedi. Bu izlenimi olanlar lütfen durumu konseye iletsinler ki biz de bu izlenimi uyandıran kişileri ikaz edelim. Önyargı ve olumsuz izlenimler her zaman çalışmaları engeller ve giderek de bu çalışmalarda yer alanların uzaklaşmasına neden olur. Böyle bir şeyi asla istemeyiz. Biz Şişli’de yaşayan herkese, her parti, dernek, oluşum, kamu kurumuna aynı mesafedeyiz. Hiçbir önyargımız yok. Çalışmak isteyen herkesi bekliyoruz. Şişli Kent Konseyi’nde bireysel üyelik de var ki başka hiçbir konseyde böyle bir üyelik bulunmuyor. Yani bizim meclis veya komisyonlarımızın herhangi birisinde çalışmak isteyen ve Şişli’de yaşayan herkes bireysel üye olabilir. Herhangi bir dernek, sivil toplum kuruluşu, sendika, kurum, kuruluş, oluşumda üye olması gerekmeden, bunun için de konseye bir dilekçe vermesi yeterlidir. 

Yerel seçimler sonrasında yapılan ilk yürütme kurulu seçiminde konseyin başkanı seçildiniz. Başkan seçilerek geliyor, bir de genel sekreteri oluyor kent konseylerinin... İkincisi belediye tarafından atanıyor. Sanırım bu yarı-resmi bir kurum olmasıyla ilgili değil mi? Nasıl bir görev bölümü oluyor bu ikili arasında?
Başkan, konsey genel kurulunda seçiliyor. Yani listede başkan ve yürütme kurulu üyeleri birlikte yer alıyorlar. Genel sekreter, belediye başkanının göstereceği üç aday arasından konsey yürütme kurulu tarafından seçilerek belediyeye bildiriliyor. Genel sekreter başkana ve yürütme kuruluna karşı sorumlu ve görevini yapmadığı ya da eksik veya yanlış yaptığı takdirde yürütme kurulu tarafından görevinden alınabiliyor. Genel sekreter kent konseyiyle belediye arasında iletişimi sağlıyor. Konseyin görevlerini yerine getirmesini ve mali konuları koordine etmekle görevli. 

Yürütme kurulunuzda Şişli’de yaşayan farklı kesimler temsil edilebiliyor mu? 
Daha önce de belirttiğim gibi Şişli’de yaşayan farklı kesimler konseyde temsil ediliyor. Zaten konseyin yapısı gereği tüm kesimlerin temsiliyeti gerekiyor. 

Kent konseylerinin bir yönetmeliği var. Bu yönetmelik kent konseyinin işlev ve amaçlarını nasıl tarif ediyor? Bu tarif yeterli midir? 
Konseylerin çalışma usul ve esaslarını düzenleyen bir yönetmeliği var. Ayrıca her kent konseyi de kendi yönergesini yapıyor, tabii bu yönerge yönetmeliğe uygun olmak zorunda. Yönetmelikte kent konseyleri yerelde daha iyi bir yaşam, demokrasinin sağlanması, ortak çalışma ve paylaşım ilkelerinin hayata geçirilmesi, sivil oluşumlar arasında ortaklaşmanın sağlanması, dezavantajlı grupların (kadın, çocuk, engelli, LGBTİ+) yönetime katılımın gerçekleştirilmesi gibi konularda çalışmak üzere oluşturulmuş kuruluşlar olarak tanımlanıyor. Aslında ‘Yerel Gündem 21’ çerçevesinde kurulan ve tamamen sivil olması gereken konseyler ülkemizde yarı kamusal hale getirildi. Türkiye’deki ‘Yerel Gündem 21’ uygulamaları, 1997 yılı sonunda, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (BMKP-UNDP) desteğiyle, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Ortadoğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı’nın (UCLG–MEWA) koordinatörlüğünde yürütülen ‘Türkiye’de Yerel Gündem 21’lerin Teşviki ve Geliştirilmesi Projesi’ ile başladı. Yeni katılımlarla proje ortağı yerel yönetimlerin sayısının 50’yi aşması sonrasında, YG-21 uygulamaları ‘proje’ çerçevesinden çıkarılarak, ‘Türkiye Yerel Gündem 21 Programı’na dönüştürüldü. Ama biraz farklılaştırılarak... Ve Türkiye’nin ‘koşullarına göre değiştirilerek’!
Bu durum bizim ülkemizde kamunun her tür faaliyeti, oluşumu ve kuruluşu denetleme ısrarından kaynaklanıyor. Elbette ki yönetmelik yeterli değil, yeniden ele alınması ve günümüz şartlarına göre eklemeler yapılması, konseylerin tamamen  bağımsız hale getirilmesi, kendilerine özgü bir bütçelerinin olması ve bu bütçenin de devlet tarafından verilmesi daha doğru olacaktır. Zira belediyeler borçlarının olduğu, ödemelerde zorlandıkları gibi gerekçelerle bu bütçeyi en asgaride tutmaya çalıyorlar, bu da konsey faaliyetlerini geciktiriyor ve bazen ödemelerin yapılmasında zorlanmalar oluyor. Şişli Kent Konseyi olarak yönergemize biraz daha geniş, bağımsız ve katılımcı hükümler koyduk. Ancak bu da yeterli değil. Tamamen bağımsız ve sivil hale gelmemiz lazım.

Peki bu yönetmelikte belirtilen amaçların ne kadarına ulaştığınızı söyleyebilirsiniz. Ya da bu dönemde ulaşmayı planladığınız hedefler nelerdir?
Seçildiğimiz tarihten bu yana öncelikle kendimizi tanıtmaya çalıştık. Bütün siyasi partileri ziyaret ettik. Birçok sivil toplum kuruluşu ile bir araya geldik. Bizden önceki konsey bunları yeterince yapamamıştı. Bize bir arşiv dahi teslim etmediler. Dolayısıyla biz her şeye sıfırdan başlamış gibi olduk. Yönetmelik ve yönergede belirtilen ve planlamasını yaptığımız çalışmaların bir kısmını yapabildik. Örneğin: 10 mahallemizin imar ve kentsel dönüşümle ilgili sorunlarını konuştuğu bir çalıştay gerçekleştirdik ve oradan çıkan sonuçları belediyeye bildirdik. Kadın ve engelliler alanında birçok çalışma yaptık. Kooperatiflerle ilgili açık alan faaliyetlerimiz oldu. Şişli’de yaşayan sanatçılarla bir araya geldik ve neler yapabileceğimizi konuştuk. Mahalle meclisleriyle toplantılarımız oldu. Ancak pandeminin başlamasıyla durmak zorunda kaldık, zira her şey yasaklandı. Eylül ayı itibarıyla yeniden planlamalarımıza başladık, yapacağımız proje ve etkinlik planlarını belediyeye sunmaya hazırlanıyoruz. 

Pek çok belediye kent konseylerini kendi kontrolünde, çok da tanıtımını yapmadan organize ediyor. İlçedeki yurttaşların çoğunun böyle bir oluşumdan haberi bile olmuyor. Şişli bu açıdan şanslı bir ilçe denebilir mi?
Biz konsey olarak bu anlamda şanslıyız. Belediye başkanımız bizim bağımsızlığımıza özen gösteriyor, belediye meclisi de kararlarımızı onaylıyor. Konsey kararları belediye meclisi tarafından onaylanıp ilan edildiği ve ödemeler belediye tarafından yapıldığı için birçok belediye (Şişli Belediyesi’ni tenzih ederim, bizim hiçbir kararımıza ve faaliyetimize engel olmamıştır) konseyleri kendi arka bahçesi gibi görüyor. Konseylerde belediyeyle iyi ilişkiler içinde olmaya gayret ediyorlar, aksi halde zorluk yaşayabiliyor ve birçok faaliyeti yapamayabiliyorlar. Biz seçildiğimizden bu yana gerek belediyenin ilgili birimleri, gerekse sivil toplum kuruluşlarıyla diyalog halindeyiz ve ortaklaşa faaliyetler yapmaya özen gösteriyoruz. Faaliyetlerimizi sosyal medyadan ve ilanlar suretiyle duyuruyoruz. Katılım da gayet iyi oluyor.

Pandemi süreci çalışmalarınızı ne ölçüde etkiledi? Eğer ki ikinci bir dalga olmazsa, duran  ya da aksayan faaliyetleriniz ne zaman hareketlenir? 
Pandemi sürecinde ülke genelinde bütün toplantı ve faaliyetler yasaklandı, tabii ki biz de bundan çok etkilendik. Örneğin, ‘Şişli Evrim Günleri’ faaliyetimize 500 kişi katılacaktı, ancak yapamadık. Yasakların kalktığı tarihte ilk olarak bu etkinliğimizi yapacağız. Maalesef ikinci dalga başladı ve durum çok ciddi. Eylül ayında altı aylık etkinlik planlamamızı yapacağız ve belediyeye sunacağız. Umarım bunları gerçekleştirme şansımız olur.

Şişli’deki yurttaşların konsey çalışmalarına katılmasına yönelik bir çağrınız olur mu? Bu faaliyetlere katıldıklarında hem kendileri hem ilçe neler kazanabilir? 
Biz Şişli’de yaşayan herkesi konseye üye olmaya çağırıyoruz. Unutmayalım, birlikten kuvvet doğar, özellikle önümüzdeki süreçte birlikteliğe, dayanışmaya ve ortaklaşmaya çok daha fazla ihtiyaç duyacağımız net ve kesin. Pandemi devam ediyor ve ekonomik olarak çok zor bir döneme girdik. İşsizlik  ve  yoksulluk artıyor. Bu günleri en az zararla atlatabilmek için sivil dayanışmanın çok önemli olduğuna inanıyorum. Şişli’de yaşayan herkes, bütün sivil toplum kuruluşları, sendikalar, siyasi partiler, dernekler, üniversiteler bir araya gelerek ne yapacağımıza, bundan sonrasında nasıl bir yol izleyeceğimize karar vermemiz gerekiyor. Bu süreci zararsız ya da en az zararla atlatmayı birlikte hareket edebilirsek başarabiliriz. Buradan herkese sesleniyorum, konseye geliniz, üye olunuz ve hep birlikte Şişli’yi daha yaşanabilir hale nasıl getireceğimize karar vererek yola devam edelim.